Prison Break

İlk 3 sezonunu merakla, ilgiyle, saygıyla, oturduğumuz yerde bir o yana bir bu yana dönerek, “yuh ya” naraları eşliğinde izlediğimiz; senaristinin önünde saygıyla eğildiğimiz; süper zeka-üstün yetenek mühendisimiz Michael Scofield’ın sırtlandığı, uğruna ne sınavları ne buluşmaları harcadığımız; dışarıda sosyal hayat hızla akıp giderken bizi yaşadığımız dünyadan koparan; kimi zaman sabahlatan kimi zaman uğruna koca hafta sonunu harcatan dizimiz; Prison Break’imizin 4. Sezonu başladı ve ilk 2 bölümü 1 Eylül 2008’de FOX TV’de (ecnebi olanında) yayınlandı. Henüz ülkemizde gösterime girmiş olmasa da internetten amatör çevirili altyazılı haline ulaşmak mümkün.
İlgimizi de bizi de kendine has dünyasına çeken bu hikayenin geçmişine bir yolculuk yapalım.

1. SEZON

Suçlamaya kurban gitmiş ve Amerikan hukuk sisteminde sıkışmış idam infazını bekleyen abisi Lincoln’u kurtarmak için aylarca çalışıp; planlar yapıp abisinin tutulduğu Fox River hapishanesine girmeyi başaran yapı mühendisi Michael Scofield harikalar yaratarak kaçış planını uygulamaya başlar. Fakat hayat içeride hiç kolay değildir. Tüm ayarlamaları yapmış olmasına rağmen planı çok kez aksar; ama hepsinden zekice çözümlerle kurtulmayı başarır. Sezon sonunda Scofield, Burrows, Sucre, T-Bag, C-Note, Abruzzi, Tweener ve Haywire Fox River’dan kaçmayı başarır ama Westmoreland ölür.

2. SEZON

2. sezon kaçakların bölünerek kaçma maceralarını konu alır. Kaçakların bazıları yakalanırken bazıları kurtulmayı başarır. Fakat bu sezonda diziye giren FBI ajanı Alexander Mahone özellikle Michael ve abisi için kaçışı güçleştirir. Zaten psikolojik sorunları olan ve sakinleştirici kullanan ajan Mahone için Scofield’i bulmak takıntı haline gelmiştir. İşi uğruna ailesini kaybeden ve üzerinde bir cinayetin ağırlığını taşıyan Mahone bu dava için iki cinayete daha bulaşır. Bu süreç içerisinde kendisini Michael’ın yerine koyarak onun gibi düşünmeye başlar. Zekası sayesinde planı adım adım takip ederek Michael’a ulaşır. Bu arada kendisi de tehlikeye girmiştir ve kendini kurtarmak için Scofield ve abisini öldürmesi gerekmektedir. Bu uğurda onlarla birlikte Panama’ya kadar gelir. Sezon sonuna doğru olayların gelişimi Michael’ı yine hapishaneye girmeye doğru sürükler. Mahone da suça bulaşmıştır. Yağmurlu bir akşamda -belki de dizinin en güzel sahnesinde- Scofield ve Mahone arabadan indirilerek Sona hapishanesine koyulur. Yazarak anlaşan kel kafalı adamın istediği olmuştur: Scofield Sona’ya girmiştir. Fakat Sona Fox River gibi değildir…

3. SEZON

3. sezon aynı hapishanede buluşan Scofield, Mahone, Bellick ve T-Bag’in kaçış hikayesini anlatır. Kel kafalı adam ve şirket Michael’ın Whistler adında bir adamı Sona’dan kaçırmasını istemektedir ve bunun için Sara ile L.J.’yi rehin tutmaktadır. Sona hiçbir hapishaneye benzememektedir. Daha önce hiç kaçabilen olmamıştır. Geceleri askerler tarafından korunmaktadır ve ülkenin en belalı hapishanesidir. Michael bir yandan zamana karşı yarışıp kaçma planları yaparken bir yandan da içerde ayakta kalmaya çalışmaktadır. Sonunda Sona’dan da kaçmayı başarır. Fakat şirketin adamları Sara’yı öldürmüştür. Çıktıktan sonra Michael ile abisinin yolları ayrılır. Michael, Sara’nın intikamını almak için şirketin adamı Gretchen’in peşine düşer.

4. sezonu daha izlememiş olanlar için anlatmayalım. Ama şunu tartışabiliriz:

4. SEZON BEKLENTİLERİMİZİ KARŞILADI MI?

Bu kadar beklediğimize, meraklandığımıza değdi mi ilerleyen bölümlerde göreceğiz. Ama şu açık ki ilk iki bölümde alışık olduğumuz Prison Break tarzından farklı bir tarzla karşılaştık. Sara’nın ölmediği (her ne kadar biliyor olsak da) birden verildi ve olaylar hızlıca-açıkça bağlanarak sezon temel konusu üzerine yerleştirildi. Önceden aralarda ufak bilgi kırıntılarıyla düşünüp ilişki kurmaya alışmış izleyicinin beklentilerini bu bağlamda karşılamadı. Fakat 3. bölümde olay örgüsü rayına oturdu. Alternatif olarak Michael’ın Sara’nın ölmediğini keşfetmesi daha uzun bir zaman dilimine yayılabilirdi. Kart sahiplerini bulma sürecine paralel gelişebilirdi. Tahminime göre son olacak bu sezon için senaristlerin düşündükleri özel bir şeyler olsa gerek ki risk alıp dizinin gidişatını değiştirdiler. Gelecek bölümlerin neler getireceğini hep beraber göreceğiz.




NOT: Bir sonraki aşamada Prison Break karakterlerinin tahliline başlayacağım. Takipte kalın…


Özgün içerik kayıt numarası:
847E05F50BAB94B89C11DF248520ED32A887AEAF

8 Yorum:

7.oda dedi ki...

ah maykıl ah maykıl :)

teyyare dedi ki...

Üniversitede okurken arkadaşlarla birlikte akşam 8'den sabah 9'a kadar aralıksız izlemiştik. 4. sezonun ilk bölümünü izledim yine ters köşeye yattım tabii. Harika bir dizi tekrar 1. sezondan başlamayı bile düşünüyorum...

Adsız dedi ki...

blogun yazarına katılıyorum iki bölümde bende dizi kötü olacak sanmıştım ama kesinlike çok güzell..

tabuhan dedi ki...

Sevmiyorum valla bu Diziyi :)

busraakdogan dedi ki...

sevmeyeni de var doğru :) sevenler olarak kendi aramızda her şey pb için :p

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Bilgisiz dedi ki...

@yusuf Şahin mail adresinizi açıkca yazmışsınız spam mail ve çalınmasın diye yorumunuzu kaldırıyorum tekrar yorum yapabilirsiniz.

Erkan dedi ki...

En güzel 1. sezonuydu 2. sezonuda fenda değildi ama 4. sezonu ben tatmin etmiyor 6. bölümünü izledim yani şimdilik zekice birşey göremedim.

Zaten dizi 1 sezon olarak düşünülmüş zamanında.

Yorum Gönder

Durma sende düşünceni yaz ...!
Bazı HTML etiketlerini kullanabilirsiniz. / Yorumlarınız onaylandıkdan sonra yayınlanır.

Popüler Yayınlar

***